Maria Montessori'nin çocuk gelişimi konusundaki
bütünsel bakış açısını ve özellikle dış mekanlar ile doğanın rolünü
değerlendirmek büyük önem taşımaktadır. Doğanın insanları sakinleştirebilme,
güzelliklerle bağlantı kurmamıza yardımcı olma ve dünya ile çevreyle yeniden
bağlantı kurma potansiyeline sahip olduğunu kavramak, çocukların bu alanlarda
deneyim kazanmalarını desteklemek adına önemli bir temel oluşturmaktadır.
Montessori'nin vurguladığı gibi, küçük çocuklar
genellikle duyusal öğrenme ile daha etkili bir şekilde etkileşimde bulunurlar.
Bu durum, çocukların çevrelerini keşfederken çeşitli doğal materyalleri
kullanarak zengin deneyimlere sahip olabilecekleri anlamına gelmektedir.
Yetişkinler olarak, kendi çocukluk anılarımızda, örneğin çimlere çıplak ayakla
basarak dolaşma gibi, doğada geçirilen zamanların ne kadar etkileyici ve
anlamlı olabileceğini anlamak da önemlidir.
Eğer şehirde yaşıyorsak, belirli aralıklarla doğa
maceraları planlamak, çocukların doğayla daha yakından etkileşimde
bulunmalarını sağlayabilir. Deniz kenarında geçen bir öğleden sonra veya bir
çadırda birkaç gece geçirme gibi çeşitli aktiviteleri içeren bu maceralar,
çocukların doğal çevreleriyle etkileşimde bulunma becerilerini geliştirebilir.
Montessori'nin pedagojisinin doğayı ve dış mekanları
içermesi, mevsimsel etkinlikler gibi doğal unsurları öğrenmeye dahil etme
fikrini de beraberinde getirir. Mevsime bağlı olarak, çocuklarla birlikte parka
veya ormana giderek, yapraklar, meşe palamutları, kabuklar, çubuklar, kayalar,
taşlar ve çam kozalakları gibi materyalleri toplamak, onların çevreleriyle
etkileşimde bulunma yeteneklerini geliştirebilir. Ayrıca, uygun olduğunda meyve
toplama gibi aktiviteler de çocuklara doğal dünyayla bağ kurma fırsatı sunar.
Açık havada ve doğada geçirilecek zamanlarda
gerçekleştirilebilecek Montessori etkinlik önerileri:
1. Hareket halindeki böcekleri izleme, yapraklardaki
damlacıkları inceleme, gün batımını gözlemleme, dağ manzaralarını seyretme,
göletteki sakinliği veya dalgalanmayı göz önüne alma, okyanusun canlılığını
deneyimleme gibi doğanın güzelliklerini birlikte keşfetme fırsatları
yaratabilirsiniz. Büyüteç kullanarak detaylı gözlemler yapabilir, dokunarak
hissedebilir ve doğanın seslerini dinleyebilirsiniz.
2. Her türlü hava koşulunda dışarıda zaman geçirmek
için uygun kıyafetlerle donanımlı olmak, çocuklarınızla birlikte yağmur altında
yürüyüş yapmak, kar adamı yapmak veya güneş kremi sürerek kumsalda vakit
geçirmek gibi farklı hava koşullarında çocuklarınızla birlikte keşfetme
deneyimleri yaşamak, doğa ile daha sağlam bir bağ kurmalarına katkıda
bulunabilir.
3. Resimlerden oluşan bir liste yaparak,
çocuklarınızla birlikte bahçede, parkta, ormanda veya diğer açık hava
alanlarında bu resimlere uygun nesneleri bulma etkinlikleri
düzenleyebilirsiniz.
4. Çamur, su, yaprak, çiçek, toprak, tohum ve diğer
doğal malzemeleri kullanarak çocuklarınızla birlikte sanat eserleri
oluşturabilirsiniz. Bu malzemeleri kullanarak kalıplar yapabilir ve birlikte
insan veya hayvan yüzleri tasarlayabilirsiniz.
5. Mevsime bağlı olarak yakın bir parka veya ormana
giderek, çocuklarınızla bir sepetle yapraklar, meşe palamutları, kabuklar,
çubuklar, kayalar, taşlar ve çam kozalakları toplayabilirsiniz. Hatta mevsim
uygunsa meyve toplama deneyimi yaşayabilirsiniz.
6. Ağaçlara tırmanma, dengede yürüme, dallara asılma,
lastikte sallanma, denge bisikleti sürme, top oynama, ip atlama, kovalamaca
oynama, hızlı koşma ve yavaş yürüme gibi çeşitli fiziksel aktivitelerle
çocuklarınızın dış mekânda aktif olmalarını teşvik edebilirsiniz.
7. Bir yerde oturup bulutları izleme, sessizliğe
odaklanma veya sadece nefes almaya yönelik anlar yaratma gibi sessizlik
anlarıyla çocuklarınızın dış mekânda rahatlamalarına ve farkındalıklarını
artırmalarına yardımcı olabilirsiniz.
Açık
hava etkinliklerine dair sunduğum 7 öneri, çocukların doğayla iç içe olmalarını
teşvik ederek Montessori pedagojisinin bütünsel bakış açısını yansıtmaktadır.
Bu öneriler, çocukların duyusal öğrenme deneyimlerini zenginleştirmelerine ve
çevreleriyle daha yakın bir bağ kurmalarına olanak tanır. Açık havada geçirilen
zamanın, çocuk gelişimine olumlu katkıları olduğu düşünüldüğünde, bu önerilerin
aileler ve eğitimciler için değerli bir kaynak olabileceğini düşünüyorum.
Çocuklarla birlikte bu etkinlikleri denemek, öğrenmeyi eğlenceli kılarak aile
bağlarını güçlendirebilir ve çocukların doğayla olan bağlarını
derinleştirmelerine yardımcı olabilir.